Aralık 14, 2008 at 22:46 | Genel Kultur
- Gonderen admin |
Adamın biri, kötü yoldan kazandığı para ile bir inek almış.
Sonra, yaptıklarından pişman olmuş.
İyi bir şey yapmak için, ineği Hacı Bektaş Veli’nin dergahına bağışlamak istemiş.
O zamanlar dergahlar, aşevi işlevi de görüyormuş.
Gitmiş, Hacı Bektaş Veli’ye danışmış.
Hacı Bektaş Veli, ‘ helal değil ‘ diye bu ineği geri çevirmiş.
Bunun üzerine, Mevlevi dergahına gitmiş.
Mevlana, bu hediyeyi kabul etmiş.
Adam, daha önce Hacı Bektaş Veli’nin bu ineği kabul etmediğinisöylemiş ve
Mevlana’ya bunun sebebini sormuş.
Mevlana, ‘ Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir.Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin hediyeni biz kabul ederiz. Ama okabul etmeyebilir.’ demiş.
Adam üşenmemiş, kalkmış Hacı Bektaşdegahına gitmiş.
Hacı Bektaş Veli’ye; Mevlana’nın, kurbanı kabul etdiğini söylemişve ‘Bunun sebebini bir
de siz açıklarmısınız? ‘ diye sormuş.
Hacı Bektaş Veli’de şöyle demiş:
Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise, Mevlana’nın gönlü okyanusgibidir.
Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir. Ama onungönlü kirlenmez.
Onun için, hediyeyi kabul etmiştir.
Birbirlerini yermeyen, kırmayan.
Dostlarının sözlerini iyiye yorumlayan, onu yücelten.
Nice güzel dostuklara kavuşmak dileğiyle…
Aralık 14, 2008 at 22:34 | Genel Kultur
- Gonderen admin |
Bugünlerde…
Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı. Daha büyük evlerde kalıyoruz, daha küçük ailelerde yaşıyoruz. Konforumuz arttı, zamanımız daraldı. Diplomamız bol, sağduyumuz az. Uzmanlıklar arttı, sıkıntılar çoğaldı. İlaçlar peynir ekmek gibi, hastalıklar arttı. Sorumsuzca para harcıyoruz, az gülüyoruz. Trafikte çok hızlıyız, çabuk parlıyoruz. Akşam geç yatıyor, sabah yorgun uyanıyoruz. Az kitap okuyor, çok TV izliyoruz, çok konuşuyoruz, az gönül veriyoruz ve çok fazla yalan söylüyoruz. Varlığımız artırdık, değerlerimizi yitirdik. Para kazanmayı öğrendik, yuva kurmayı beceremedik. Hayata yıllar ekledik, yıllara hayat katamadık. Aya kadar gidip dönmeyi biliyoruz, komşuya geçmek için karşıya geçemiyoruz. Uzaya ulaştık, ruhun derinliklerine ulaşamıyoruz. Havayı temizledik, ruhları kirlettik, temizleyemiyoruz. Atomu parçaladık, önyargıları yıkamadık. Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuç alıyoruz. Acele etmeyi öğrendik, sabırlı olmayı asla. Gelirimiz arttı, karakterimiz zayıfladı. Tanıdıklar çoğaldı, dostlar eksildi. Çabalar arttı, mutluluklar azaldı.
Bilgisayar ağları kuruyoruz, bilgi otoyolları inşa ediyoruz, kendi aramızdaki iletişimde zorlanıyoruz. “Dünya barışı” der, silahlanırız! Daha mutlu olmak için “somurtarak” çalışırız bugünlerde. Eve çift maaşın girdiği, çiftlerin boşandığı… Güzel evlerin yuva olmadığı… Kısa seyahatlerin, kâğıt mendil gibi ilişkilerin… Yıka çık gönüllerin… Kilo kilo dertlerin ve her derde deva vitaminlerin… Vitrinlerin dolu, gönüllerin boş olduğu günlerde yaşıyoruz!
Bugünlerde..