İftarda içilen sigara daha zararlı

Konya – Sigarayla Savaşanlar Vakfı Kurucu Başkanı Ubeyd Korbey, iftar yemeğinin kalp atışlarını hızlandırdığını, bu nedenle iftardan hemen sonra içilen sigaranın kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırdığını söyledi.

Korbey, dünyada her 6 saniyede bir kişinin sigaradan öldüğünü belirterek, Türkiye’de yaklaşık 23 milyon kişinin sigara kullandığını söyledi. Korbey, ”Ramazan ayında sigara içimine dikkat etmek lazım. Sigara, ramazan ayında diğer dönemlere oranla daha fazla risk oluşturuyor. Gün boyunca kişi aç kalıyor. İftar yemeği kalp atışlarını hızlandırıyor. Bu nedenle kanın dolaşımının rahat olması lazım. Kan dolaşımının hızlanma süreci içinde sigara kana karışırsa kan koyulaşır. Damarlar üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Tiryakiler yemekten sonra yoğun şekilde içiyor. İftardan hemen sonra içilen sigara, kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini yaklaşık 10 kat artırıyor” dedi.

İftarda birbiri ardına içilen sigaranın kanın oksijen taşıma yeteneğini azalttığını ve bunun vücuda ciddi zararlarının olduğunu belirten Korbey, “Beyin kanaması, damar tıkanıklığı ve felç olma riskini de 10 kat arttırıyor. Sigara mutlaka içilmesi gerekiyorsa yemek bitiminden sonra 15-20 dakika, vücudun yemekten kaynaklanan yükünün hafiflemesi beklenmelidir. Oruçlu insanın sigarayı bırakması çok kolay, sadece biraz çaba gerekiyor. Ülkemizde her yıl 20 bin civarında akciğer kanseri vakası ortaya çıkıyor. Bunların yüzde 97’si sigaradan kaynaklanıyor. Sigara kaynaklı akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 10′u ise pasif içiciler” diye konuştu.

HONG KONG -
Esrar kullanımıyla bağlantılı olan akciğer kanserinin “salgına
dönüşebileceği” uyarısı yapan uzmanlar, daha önceki çalışmalarda kanser
ve esrar arasındaki bağlantının bu kadar net biçimde ortaya
konulmadığını belirtti.

European Respiratory Journal’de (Avrupa Solunum Sistemi Dergisi)
yayınlanan makalede, iki kat fazla kanserojen madde içeren esrarın
solunum yollarına tütünden daha fazla zarar verdiği, esrarın filtresiz
sigaralarla içilmesi, daha derin nefesler çekilmesi gibi faktörlerin de
zararı artırdığı kaydedildi.

Araştırmacıların, 79 kanser hastasıyla sigara-alkol-esrar kullanımı,
aile geçmişi ve meslek gibi çeşitli risk faktörleri üzerine ayrıntılı
anketler yaptığı belirtildi.

Ekibin lideri, Yeni Zelanda Araştırma Enstitüsü uzmanı Richard
Beasley, araştırmalarının küçük bir grubu kapsamasına rağmen,
sonuçların “uzun dönemli esrar kullanımının, akciğer kanseri riskini
artırdığını” net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Beasley, Yeni Zelanda’da her 20 kanser hastasının birinde, hastalık nedeninin esrar kullanımı olabileceğini kaydetti.

Richard Beasley, esrar kullanımının gençler ve yetişkinler arasında
yaygınlaştığı ülkeler için de benzer bir tehlikenin söz konusu olduğunu
vurguladı.

Özgürlüğüne ve yeniliklere çok düşkün olan Kova’nın cinsel alanda da tek bir eşe bağlanması mümkün değildir. Bağımsızlığına çok düşkün olduğu için, kendini hiç bir zaman tam anlamıyla karşısındaki insana veremez, açılamaz. Orijinalite ve egzantiriklikle özdeşleştirilen Uranüs tarafından yönetilen Kova, cinsel hayatta da oldukça farklı alışkanlıklara ve davranış biçimine sahiptir. Cinsel anlamda aktif olabilmesi için, mental olarak da uyarılmaya ihtiyaç duyar.
Kova Sabit nitelikte bir burç olduğu için cinsellikte de oldukça yavaştır. Zaten kendisini beyniyle, düşünceleriyle özdeşleştiren ve bireysellikten oldukça uzak bir karaktere sahip olan Kova için cinsellik olmazsa olmaz değildir.
Hümaniter ve demokrat bir tarzı olduğu için cinsellikte de her zaman eşitlik ilkesine göre hareket eder. Kova kadını da erkeği de ilk adımı atmaktan hiç çekinmez ama, sonraki davranışlarını karşı tarafın reaksiyonuna göre ayarlar.

Bu eşitlikçi yapı, partnerin ihtiyaçlarına, arzularına karşı duyarlılık da geliştirmesine ve düşüceli bir eş olmasına yardım eder.
Sadece bedeniyle ilgilenen, düşüncelerine, zekasına ve mental kapasitesine önem vermeyen bir partnerle, Kova’nın bir kereden fazla cinsellik yaşaması mümkün değildir. Kendisi de belli bir mental kapasiteye sahip olmayan insanlarla beraber olmamayı tercih eder. Soğuk durmasına rağmen, yeterince uyarıldığı zaman Kova, ateşli bir aşık halini alır.

Siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen süredir. Normalde bu süre 28 gün olmasına karşın 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır.

28 günde bir adet gören, yani siklusu 28 gün olan bir kadının ovulasyon (yumurtlama günü) sıklıkla (şart değil) 14. gündür.

Adet görme mekanizması

  • mensriasyonBeyinde gerçekleşen olaylar

    Her adetin ilk günü beyinde hipotalamustan salgılanan GnRH adlı hormon, hipofizden folikül stimule edici (uyarıcı) hormon (FSH) salgısını uyarmaya başlar. FSH etkisiyle yumurtalıklardan birinde yeni bir folikül (yumurta hücresini barındıran yapı) olgunlaşmaya başlar. Bu folikül olgunlaştıkça östrojen hormonu üretimi artar, östrojen üretimi arttıkça hipofiz bölgesinden salgılanan luteinizan hormon (LH) miktarı artar. Folikül olgunlaştıkça giderek içi sıvı dolu ufak bir kese haline gelir.

  • Yumurtalıkta gerçekleşen olaylar

    Folikül yaklaşık olarak 16-20 milimetre çapına eriştiğinde östrojen hormonu da kanda maksimum seviyeye ulaşır ve bu da LH seviyesinin giderek daha da artmasına neden olur. LH piki (LH’ın en yüksek seviyeye ulaştığı an) olduğunda folikül çatlar ve içindeki oosit (yumurta hücresi) serbestleşerek Fallop tüpünün içine girer.

    Folikül çatladıktan sonra “çatlama bölgesinde” corpus luteum (sarı cisim) adı verilen bir yapı oluşur ve bu yapı bu defa östrojen hormonuna ek olarak progesteron hormonu da üretmeye başlar. Gebelik oluşmazsa bu yapının işlevi 14 günde biter. Gebelik oluştuğunda ise gebelik ürününü “desteklemek” için bu yapı yaklaşık 10. haftaya kadar progesteron salgılamaya devam eder. 10. haftadan itibaren “gebelik ürünü” kendi progesteronunu kendisi üretebilecek hale gelir ve görevi devralır.

  • Uterusta gerçekleşen olaylar (uterus=rahim)

    Uterusun içi endometrium adı verilen bir tabakayla kaplıdır. Endometrium östrojen etkisiyle kalınlaşır ve yumurtlama sonrası devreye giren progesteron hormonunun etkisiyle döllenmesi muhtemel bir yumurta hücresinin implantasyonu (yerleşmesi) ve gebeliğin başlaması için elverişli duruma getirilir.

mensriasyon

Neden kanama olur?

Corpus luteumun ömrü siklus kaç gün olursa olsun her kadında 14 gündür. Bu süreye yaklaştıkça corpus luteumun progesteron salgısı giderek azalır ve kandaki progesteron iyice azaldığında endometrium tabakası desteğini kaybederek “dökülmeye” başlar. İşte bu dökülme kanamayla birlikte olduğundan adet kanaması adını alır.
Corpus luteum ömrünün kısıtlı olmasının özel bir anlamı vardır: 28 günde bir adet gören bir kadında ovulasyon 14. günde olmaktadır, demek ki kadın örneğin 30 günde bir adet görüyorsa bu kadında 30-14=16. gün ovulasyon günüdür. Aksine 26 günde bir adet gören bir kadında 26-14=12. gün ovulasyon günüdür.

mensriasyon
Resimde oosit ve çevresini saran spermler görülmekte

Döllenme ve takiben gebeliğin başlaması

Salgılanan oositin ömrü 12-24 saattir. Bu süre içinde oosit sperm hücreleriyle karşılaşır ve şartlar uygun olursa sperm hücrelerinden biri oositin içine girerek fertilizasyon (döllenme) olayını başlatır. Daha sonra sperm-oosit birleşmesinden oluşan blastosist endometriumda uygun bir yer bulup yerleştiğinde implantasyon gerçekleşir.

Artık gebelik süreci başlamıştır. İmplante olan hücrelerden beta HCG adlı hormon salgılanır ve hücreler de hızla çoğalarak embriyo oluşumunu başlatırlar.

Eğer yumurtlama sonrası gebelik oluşursa corpus luteumun ömrü uzar ve progesteron salgısını sürdürmeye devam eder. Böylece gebelik oluştuğunda porgesteron salgısı azalmadığından endometriumda “dökülme” yani adet kanaması gerçekleşmez. Corpus luteum progesteron desteğini, bu görevi gelişmekte olan gebelik ürünü devralana kadar devam ettirir.

mensriasyon
Bu resimde döllenme gerçekleşmiş ve blastosist gelişmeye başlamıştır.

Çitsarmaşığı (convolvulus sepium) : Uzun ömürlü, 1-5 metre boyunda sarılıcı bir süs bitkisidir. Haziran – eylül aylarında çiçek açar. Kökü, oldukça uzundur. Yaprakları gövde üzerinde sarılmış vaziyettedir. Hekimlikte kök ve yaprakları kullanılır. 30 kadar türü vardır.

Faydası : Kabızlığı giderir.

Gırtlak Kanserleri

Gırtlakta ve yutak-gırtlak bölgesinde gelişen kanserler ses, solunum ve yutma üzerinde genellikle erkenden etki gösterir. İki önemli hayati fonksiyonu, yani solunumu ve beslenmeyi, er veya geç engellemeye başlar. Bu kanserlerin lenf düğümlerine yayılma eğilimi büyüktür; metastaz yoluyla boyun lenf düğümlerine yerleşen kanserlerin tedavisi ise çok güçtür. Devamini Okumak icin tikla »

Şenol Her zaman neşeli ol
Şerafettin Dinlerin en şereflisi
Şeref İyi ahlak ve fazilet sonucu oluşan manevi yücelik, iyi ün
Şerif Şerefli, kutsal, soylu, temiz
Şevket Büyüklük, heybet
Şevki Güçle, şevkle ilgili
Şener Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek
Şenkal Neşeli kal
Şefik Şefkatli, acıması olan
Şehmuz Hükümdar soyundan gelen
Şemsettin Dinin güneşi
Şemsi Güneşle ilgili
Şanal Adın her yanda duyulsun, ünün yaygınlaşsın, iyi ün sahibi ol
Şansal Adını, şanını her yana duyur, şan ver
Şaylan Kendini öven, övüngen; neşe saçan, sevinçli; ince, incelikli, nazik
Şahap Akan yıldız, kıvılcım, cesur, yürekli
Şahbaz Beyaz, iri doğan
Şahin Küçük kuşlarla beslenen, eğitilerek kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş sınıfı ve bu sınıftan bir kuş, doğan
Şakir Durumundan memnun, şükreden
Şadi Sevinç, mutluluk
Şafak Güneş doğmadan önce ufukta beliren aydınlık

Sağlıklı kilo vermek için yapmanız gerekenleri Prof. Dr. Yıldız Batırbaygil yazdı.Prof. Dr. Yıldız Batırbaygil HABERTURK.COM okurları için yazıyor
Bu yaz yine sebze, salata ağırlıklı diyetler yaptınız veya yaptırıldınız mı ? Mideniz şu anda ne durumda çok merak ediyorum… gaz sancılarınız yok mu ? Bir miktar asabi oldunuz mu ? Hep aç mı dolaşıyorsunuz ? Televizyonda veya bir mecmuada nefis bir yemek görünce mide salgılarınız harekete geçip, onu yiyemeyeceğiniz için mutsuz oldunuz mu ? Diyelim 5- 10 kilo verdiniz. İlk 2 kiloyu verdiğinizde birden kendinizi çok zayıf hissedip hemen dar pantolonlar (kadınlar için) giymeye başladınız mı ? Etrafa karşı çok iradeli ve mutluymuşsunuz gibi rol yapıp verdiğiniz kilolar kadar irade kilonuzu mu hesapladınız ? 2- 3 kilo zayıf ama mutsuz bir yaz mı geçirdiniz ? Hiç kendinize şu soruyu sordunuz mu ? Eğer otla kilo verilseydi inekler hep zayıf olurlardı, siz hiç zayıf inek gördünüz mü ? Siz makine misiniz ? Televizyona biri çıkıyor şunu yiyin aman, bunu yemeyin diyor. Şu yağı kullanın, aman şunları kullanmayın. Hiç mantık süzgecinden geçirmeden televizyondaki kişinin neyin reklamına bile aracı olduğunu düşünmeden saldırıyorsunuz o gıdalara. Hepsi tatava… Ne istiyorsanız yiyin, çünkü tabiat eğer onları sizin için sunmuşsa hepsini yiyebilirsiniz. Ama birinci kural aşırıya kaçmamak, ikincisi insan vücudu 3 öğüne göre programlanmış bu öğünleri atlamamak, üçüncüsü ve belki en önemlisi ne yerseniz yiyin keyifle yiyin. Yemeğe saygı ve sevgi gösterin ki içindeki sıvıların yapısı bozulmasın (Bunun izahını size bir dahaki sayıda yapacağım). Büyük tabaklarda yemek yemeyin, küçük tabaklar alın ve doldurup yiyin. Unlu gıdalarda aşırıya kaçmayın ve en önemlisi çok uzun çiğneyin. Sık sık ve az yiyin. Hareket edin ama bunları zevkle yapın, işkenceyle değil. Görün bakalım neler olacak. Kafanızdan rejim lafını çıkartın. Bekleyin ve görün. Bu arada bol bol su için ve bunlardan kısa sürede medet ummayın.

Ben çok az uyuyan bir insanım. Gecede 3 -4 saat uyurum ve uykuda geçen zamana çok acırım. Çünkü geceler çok üretkendir. Geceleri insan çok verimli olur. Yazılarımı, işlerimin çoğunu sabaha karşı yaparım. En içten dualarımı sabah ezanı sırasında okurum. Müthiş bir sessizlik ve gizem vardır gecelerde. Yataktan kalkar kalkmaz en keyif aldığım iş bir Türk kahvesi yapıp camın önünde oturup sigara içmektir. Çocukluğumdan beri annemi bu yüzden hep kınamışımdır. Aç karnına kahve içme diye. Çünkü annem günde 9 kahve içerdi. 1982 yılında USA’ da kafein üzerine yaptığım çalışmalarda( beyin hücreleri, diş ve kemiğe etkileriyle ilgili) gördüm ki günde 2 Türk kahvesi büyük ölçüde bunamayı önlüyor( eminim bunu okuyanlar hayda deyip kahveye saldıracaklar) ama bakın 2 kahve diyorum, fazla içenlerin başına geleceklere karışmam. Annem şu anda 95 yaşında ve aklı cin gibi çalışıyor. Gelelim sigaraya, tabiî ki iyi bir şey değil. Neler yaptığını bilmek için doktor olmaya gerek yok. Ama tiryaki iseniz ve özellikle( kocamı veya karımı bırakırım ama sigarayı asla) diyenlerdenseniz size güzel bir şey söyleyeyim. Bunu benden başka hiçbir doktorda söylemez. USA ’da bir konferansta bir kalp cerrahı şunu dedi; stres= 20 sigara, siz bu mereti bırakarak çok büyük strese giriyorsanız, azaltın, kendinize işkence etmeyin demişti. Sanki matah bir laf gibi ben hep bunu uyguladım. Ve gerçekten etrafımda gördüm ki sigarayı ani bırakmak çok tehlikeli, vücutta tahmin edemeyeceğiniz rahatsızlıklar çıkıyor. Yavaş yavaş bırakmaya çalışın. Olmuyor, beceremiyorsanız da bu hayat ve beden sizin siz bilirsiniz. Ben sadece mutlu yaşamanızı istiyorum, çünkü moral ve huzur= mutluluk= sağlıktır. Sadece akıllı olun, vücudunuzu tanıyın ve ona göre kararlar alın diyorum. İnanın size tavsiyede bulunanlarda bunları bir yerlerden okuyup tavsiye ediyorlar. Siz de araştırın ve kendinizin yaşam koçu olun.


Nicknizi Yazip:
mircit turk chat Seviyo chat indir mirc fikra sagliga hikayeler hatay hikaye mirc indir yerelchat mircmuhabbet

Link Degisimi ve Top Listler